Cuma, Ocak 06, 2006

Jale N. Erzen ve Lomography

Yenice Jale Erzen Hocanın Fotograf Notları kitabını bitirdim. Kitaptan öğrendiğim bir çok yeni şey olmasına rağmen duruşunda beni rahatsız eden bir taraf vardı. Jale Hoca diyor ki;
"Kendi biçimsel ifadesini geliştirmiş ve bunu tutkulu bir biçinde uygulayan fotograf sanatçılarına iyi bir fotograf nasıl üretildiği sorulduğunda çoğunun yanıtlarında teknik ve estetik temel ile ilgili birşey duymayabiliriz. Gerçekten de sanatın başladığı yerde artık bütün teknik ve estetik, yani biçimsel kaygılar birer refleks halini almış, yerini sanatçının özgün ifadesini biçimlendiren özel kaygılara bırakmıştr."

Ve can alıcı yeri geliyor paragrafın,

"Ama, bir matematikçi ileri düzeylerde toplama ve çıkarma gereksinimi olmadığı halde bunları bilmesi gerektiği ve bütün işlemlerini bunlar üzerine oturttuğu gerçeği yada atletizmde en ileri noktaya varıldığında dahi kasları geliştiren basit hareketlerin önemi olduğu gibifotograf sanatında da sanatsal ifadenin temellendiğibazı temel anlayışlar, düzenler ve ilişkiler vardır. Bunlar kural olmasalar da, eğer fotograf diğer çeşitli sanatsal ifadeler gibi bir disiplin ise bazı kesin teknik ve estetik uygulamaları gözardı edemez. "

Son cümle,

"Bir fotograf sanatçısı zamanla bunları bilerek ya da sezgileriyle aşabilir, ama yokmuş gibi davranamaz"

Hakikaten böylemidir, fotograf ödelinde değerlendirdiğimizde, evet fotografçı diye tabir ettiğimiz, işi iyi fotograf çekmek olan kişilerin bilmesi ve uygulaması gereken bir kuralları silsilesi vardır. Çünkü onların ürettikleri fotografın kalitesi önemli ölçüde ilgili kuralların doğru biçimde uygulanması ile ilşkilidir. Burda fotografçı için tanımladığımız başarım ölçütü fotografın görüntü kalitesidir. Fotograf sanatçısı için başarım ölçütümüz nedir? Bu nesnel bir soru gibi hissediyorum. Benim bu soruya cevabım fotograftaki dil, şiirsellik, beklenmediklik, bende olanları bana sunum biçimi gibi uzayıp giden bir liste iken bu başarımların sağlanması için bilinmesi gereken kesin teknik ve estetik kuralları listeleyemiyorum.


(Bir Lomography Örneği)

Çok sevdiğim, hatta belkide en sevdiğim fotograf akımı diyebileceğim lomography 10 tane kural tanımlıyor. Bu kurallar ;

1. LOMO'nuzu (Fotograf Makinanızı) sürekli yanınızda taşıyın

2. Gündüz gece demeden sürekli fotograf çekin

3. Lomogragraphy'i hayatınızın bir parçası haline getirin

4. Kalça seviyesinden çekim yapın

5. Nesnelere olabildiğince yaklaşın

6. Düşünmeyin

7. Hızlı olun

8. Önceden ne çektiğiniz bilmeniz gerekmez

9. Hatta sonra da bilmeseniz olur

10. Kuralları kafanıza takmayın

Bu kurallara uyan binlerce insan sürekli fotograf üretiyor. Binlerce fotografı birlikte sergiliyor ve eğleniyorlar. Bu noktada, bu yapılanın kalitesi için hakikaten estetik ve teknik kurallara ihtiyacımız var mı?

P.S. Lomography hakkında ayrıntılı bilgi için http://www.lomography.com/

2 yorum:

Adsız dedi ki...

Bahsettiğiniz lomo makinelere Türkiye mümkünse İstanbul içinde nerden ulaşabilirim bir bilginiz varmı acaba? Eğer yardımcı olursanız sevinirim.
Selim Kılıç

sskilic@su.sabanciuniv.edu

lomonomo dedi ki...

www.lomonomo.com
analog lomo fotografçılık


Analog Fotografcilik, Fotograflar, Lomo, Diana, Holga, Film, 35 mm Film, 120 mm Film, Lomo LC-A, Diana F+, Lomo Turkiye, Lomo Turkey, Diana Pink, Action sampler, Super Sampler, Diana Mini, Diana 35 mm Back, Diana Flash

Lomo akımına genel bir bakış...

Düşünme, sadece çek felsefesine dayanan bu akımın geçmişi çok eskilere dayanmasa da son yıllarda popülerliğini oldukça arttırmıştır. İçlerinde fotoğraf sanatçılarından amatörlere kadar uzanan milyonlarca insan için ise tam bir tutku haline gelmiştir.
Lomo başlangıçta underground bir hareketken, şimdilerde küresel anlamda sosyo-kültürel bir nitelik kazanmış durumda. Dünyanın dört bir yanında adına etkinlikler düzenlenen, bloglar hazırlanan bu felsefeyi, Lomonomo Türkiye’de bir marka haline getirmiştir.



Lomo’yu bu denli çekici kılan, düşük teknoloji ile yüksek teknolojiyi eğlenceli bir şekilde bir araya getirmesi aslında. Lomo’da kadraja gerek duyulmaz ve Lomo, fotoğraf tekniğini önemsizleştirerek spontane, renkli, otantik, sıra dışı kareler elde etmenizi sağlar. Bazı modellerinde, birden fazla lens kullanılarak gökkuşağı renkli flashlar elde edilebilirken, filmi sarmadan üst üste çekilen fotoğraflarla çılgın kareler elde etmek de mümkün.



Yani…. Lomo’da beklenti yok. “bunu neden çektin”, “renkleri karışmış”, “modelin yüzü seçilememiş”, “keşke şu bina burada olsaydı” gibi sorulara da yer yok. Yani… Kurallara takılmak yok. Düşünme, sadece çek!






Lomo modelleri

Holga: Seni dijital piksellerden ya da küçük ekranlarda paylaşılan görüntülerden kurtarmak için üretilen bu makine, vizyonunu içinde bulunduğu uykudan uyandıracak. Tamamen plastikten üretilen Holga’nın doğayı koruduğunu bilmek, tıpkı bulutlu bir günde açan güneş gibi, ya da yağmurun ardından çıkan bir gökkuşağı gibi karelerini canlandıracak!

Diana F+

Diana F+: Bırak herşey kontrolünden çıksın! Sadece içindeki yaratıcı güce konsantre ol ve o anın hikayesini anlatmayı düşün, gerisi boş. Bulanık haliyle ve rüya gibi tonlarıyla Diana ile çektiğin anları, gerçek halinden daha çok seveceksin. Her çektiğinde, beklenmedik ama bir eşi daha olmayan kareler elde etmek sana gerçekten keyif verecek.

Lomo LC-A: İşte en popüleri. Bu akıma adını veren serinin yegane temsilcisi. Onunla çekilen kareleri aksesuarlarıyla şenlendiren Lomocular, Lomo LC-A’den asla vazgeçemezler!


Horizon: Panaromikçilerin ilk tercihi. Çapın tamamını kullandırdığı için ve shutter özelliklerinden dolayı, fotoğrafçıya yaratıcılıkta maksimum esneklik sağlar. Bir saatin mekanizması kadar sessiz kullanımı sayesinde, müze, tören gibi hassas alanlarda kullanımı oldukça rahattır ve bu durum pillere olan ihtiyacını neredeyse sıfırlar. Tamamen manuel ayarları ile işler çok kolay!


Oktomat: Bazen 1 yeterli değildir. Hatta 2, 3 ya da 4. Zamanı ölümsüzleştirmek, bir fotoğrafla birçok şeyi aynı anda söylemek istersin. İşte o zaman Oktomat imdadına yetişir. Kareyi sekiz eşit parçaya bölen bu kamera sayesinde, her bir parçası farklı şeyler söyleyen fotoğraflar çekmek gerçekten harika!

Supersampler ve Actionsampler modelleri ile dört farklı kareyi bir fotoğrafa sığdırmak da mümkün!


Colorsplash: Etrafı yeniden renklendirmeye hazır ol! Colorsplash ile gökyüzü kırmızı ya da yeşil olabilir, ya da toprak masmavi. Kural yok! Kendi dünyanı yarat!


Zenit: O tam bir profesyonel! Ayarlarla uğraşan, zoru sevenler için biçilmiş kaftan. Her yerde, her mekanda harika deneyimler yaşayabilirsin. Uzun yıllar geçse de değerini asla kaybetmeyen Zenit, her analog fotoğrafçının koleksiyonunda mutlaka bulunmalı.